Biyolojik Cilt Yenileme De Seçenekler
- mehmet hasim Guner

- 27 Haz
- 2 dakikada okunur

Zaman değişiyor, insanlar her geçen gün özellikle yüz bölgesi açısından daha sağlıklı ve de daha genç görünme hedefine daha sıkı sıkıya sarılıyor.
Dolgu, botoks ve de cilt bakımları özellikle her kadın bireyin rutin bir parçası. Fakat bunlar dışında daha farklı biyolojik açıdan hücresel yapıyı güçlendirmek amaçlı neler yapılabilir?
Bu yazım da bu konu hakkında görüşlerimi belirteceğim.
PRP yani platelet diğer adıyla trombositten zengin hücre tedavisi.
Bu tedavi çıktığı ilk yıllarda özellikle yüz bölgemizde cilt yenileme amaçlı daha sık kullanılsa da günümüzde daha çok bağ doku hasarı, sporcu yaralanmaları gibi iyileşmesi uzun süre süren yaralanmalarda daha da çok tercih edilmekte. Malesef medikal uygulama açısından alternatif bir çok farklı yeni ürün piyasaya sürekli sürüldüğü için eski talebi görmemekte. Oysa ki biyolojik olarak oldukça basit bir mekanizması olan bu tedavi yönteminin uygulanabilirliği de oldukça kolay ve de zahmetsiz.
Ekonomik açıdan da uygun olan bu tedavi seçeneğini ben farklı tedavilerle birleştirmeyi hala çok seviyorum.
Egzozom
Bu da biyolojik yönden etkili ve de güçlü bir tedavi seçeneği. Fakat burda bilinmesi gereken en önemli detay, bu tarz hücre ekstratlarının özellikle hasarlı dokuda daha belirgin etki sağlaması. Yani genç bir bireyin alacağı etki ile 30'lu yaşlarda yaşlanma süreci yeni başlamış bir bireyin alacı etki aynı seviyede olmayacaktır.
SVF
Bu da özellikle benim gibi plastik cerrahların daha iyi uygulayabileceği bir tedavi yöntemi. Yine hedef etki edecek hücremiz kök hücre grubu ki bunları yağ hücresinden toplayarak özel işlemlerden geçirerek uyguluyoruz. Enjekte edilen bölgede zaman içerisinde tip 1 kollogen üretimini tetikliyor. Bu da doku desteği açısından anti-aging etki yaratıyor. Aynı şekilde dokuya hacim kazandırmak için işleme tabi tutulmayan yağ hücrleri de yağ enjeksiyonu olarak yine yüz bölgesine kullanılarak kombine bir tedavi sağlanmış oluyor.
Tedavi seçeneğini belirlerken özellikle kişinin genel probleminin analizi iyi yapılmalı. Yüzü sarkmış ileri yaş bir kadında bu tedaviler ile aynaya yansıyacak bariz bir değişimi sağlamanın imkanı yok. Bu hasta grubuna ümit vermekdense cerrahiye yönlendirmek daha hakkaniyetli olacaktır.
20-25 yaş döneminde olan bir genç kadın bireye de, gereksiz yere ekzozom veya svf tedavisini uygulamanın bir anlamı yok. Bu bireylerin sihgaradan uzak durması, güneş koruyucu kremini kullanması ve de uyku - spor sürecine dikkat etmesi yeterli. Uygulama açısından prp uygulanabilir ki cilt lekeleri vs gibi ekstra faydaları da olduğu için.
30-50 yaş dönemi, kişinin cilt yapısı, istekleri ve de seçenekleri değerlendirilerek bu tedavilerin hepsi birden kombinlenebilir ya da en etkili olarak hangisi işe yarayacak ise o seçilebilir.





Yorumlar